Ben Senin Hiç Olmamışım!

Kullanılmış, yedek, bir seçenek…
Bir insanın kendini bu kelimelerle tanımlaması ne kadar ağır, değil mi?
Ama bazen en acı gerçekler, en çok iyileştiren farkındalıkları da getirir.

Ben senin hiç olmamışım.
Senin hikâyende bir figürdüm belki, ama kendi hayatımda hep başrol oldum.
Senin gözünde bir durak, bir araç, bir “belki”ydim.
Ama ben, hiçbir zaman bir “belki” olmadım. Ben, hep bir “evet”tim.
Sevmeye, emek vermeye, sahip çıkmaya hazırdım.
Ama sen, beni seçmedin. Sen, yalnızca yanına aldın.

O yüzden bugün, bu satırları yazarken içimde ne öfke var ne de pişmanlık.
Sadece bir teslimiyet var: Ben senin hiç olmamışım.
Ve bu, benim kaybım değil; senin fark edemediğin bir değerin hikâyesi.

Ben, sevgiyi peluşta, saklı klasörlerde, kaçışlarda yaşamadım.
Ben, sevgiyi dürüstlükte, sınırlarda ve sahiplenmede yaşadım.
Ve sen, bunu göremedin.

Ama şimdi anlıyorum ki;
bazen bir insan, seni hiç tanımadan hayatından çıkar.
Ve bu, senin değerini değil, onun körlüğünü gösterir.

Ben, senin hiç olmamışım.
Ama kendim oldum.
Ve bu, en büyük kazancım.

— Bir zamanlar senin sandığın, ama hep kendi olan bir adam.

Artık sen ve ben, kuzey ve güney kutbuyuz! 💔 🥀

Bu da hosuna gidebilir